Elinize aldığınız bu kitap, dünya edebiyatının tartışmasız en büyük isimlerinden biri olan Lev Tolstoy’un, edebiyatın o ulaşılmaz zirvesinden inip halkın arasına karıştığı, tevazu dolu bir başyapıttır. İnsan Ne İle Yaşar, kütüphanelerin tozlu raflarında değil, insanın bizzat kalbinde saklanması gereken bir rehber niteliğindedir. Tolstoy bu eserinde, “Savaş ve Barış”taki o devasa kalabalıklardan sıyrılır ve bizi fakir bir kunduracının soğuk, deri kokan, loş ama maneviyatla dolu atölyesine davet eder. Bu incelemede, kitabın neden yüzyıllardır eskimeyen bir mucize olduğunu keşfedeceğiz.
İnsan Ne İle Yaşar Kitabının Konusu ve Derinliği
Hikâye, Tanrı’nın emrine karşı geldiği için cezalandırılarak yeryüzüne, fani bir bedene hapsedilen melek Michael’ın etrafında şekillenir. Gökyüzünün o sınırsız kudretinden koparılıp çaresiz bir insana dönüşen Michael; üşür, acıkır ve korkar. Ancak cezası bitene kadar yeryüzünde üç temel sorunun cevabını bulmak zorundadır: İnsanda ne vardır? İnsana ne verilmemiştir? Ve en önemlisi, insan ne ile yaşar?
Tolstoy, bu soruların cevabını okuyucuya didaktik, üstten bakan bir dille vermez. Bizi karlı bir Rus kışında, yırtık bir kürk paltoyu paylaşan insanların sıcaklığıyla sarmalar. Kunduracı Simon ve eşi Matryona’nın yoksulluklarına rağmen sofralarındaki son ekmeği tanımadıkları bir yabancıyla paylaşmaları, aslında insanlığın özünü ortaya koyar. İnsan Ne İle Yaşar, okurken iliklerinize kadar üşüdüğünüzü hissedeceğiniz, ancak sayfalar ilerledikçe içinizin merhamet ateşiyle ısındığını fark edeceğiniz nadir eserlerdendir.
Eğer bu tür manevi derinliği olan kitapları seviyorsanız, sitemizdeki Küçük Prens İncelemesi yazımıza da mutlaka göz atmanızı öneririm; zira iki eser de kalbe aynı yerden dokunur.
Neden Okunmalı? Tolstoy Bize Ne Söylüyor?
Modern dünyada bizlere sürekli daha fazlasına sahip olmamız, kendimizi garantiye almamız ve bitmek bilmeyen bir hırsla geleceği planlamamız öğütlenir. İnsan Ne İle Yaşar kitabı ise yüzümüze buz gibi bir gerçeği çarpar: Yarına çıkacağımızın garantisi yoktur.
Kitapta zengin bir adamın kendine yıllarca giyeceği sağlamlıkta çizmeler sipariş edip, o günün akşamında aniden ölmesi sahnesi, dünyevi hırsların ve planların ne kadar boş olduğunu tokat gibi anlatır. Yazar, insanın kendi çabasıyla, parasıyla veya zekasıyla değil; ancak birbirine duyduğu sevgiyle hayatta kalabileceğini fısıldar. Bu yönüyle eser, sadece bir öykü değil, ruhsal bir uyanış çağrısıdır.
Yazarın hayatı ve dünya görüşü hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz, Lev Tolstoy’un Biyografisi sayfasını inceleyebilirsiniz. Onun hayatındaki bu manevi dönüşüm, kitabı daha iyi anlamanızı sağlayacaktır.
Sonuç: Ruhun Gıdası
Hayatın o bitmek bilmeyen koşturmacasında bir an durup “Ben gerçekten ne için yaşıyorum?” diye sorduğunuz oldu mu? İşte İnsan Ne İle Yaşar, o sorunun en saf cevabıdır. Kitabın kapağını kapattığınızda, sokakta yanınızdan geçen tanımadığınız insanlara artık başka bir gözle bakacaksınız. Onların yüzünde Michael’ın aradığı cevapları göreceksiniz. Çünkü Tolstoy’un o ölümsüz cümlesinde dediği gibi:
“Anladım ki, insanlar kendilerini düşünerek değil, sevgiyle yaşarlar.”