Antoine de Saint-Exupéry’nin kaleminden dökülen mürekkebin, gözyaşı ve yıldız tozuyla karıştığı yerdir. Küçük Prens incelemesi yaparken sadece bir çocuk kitabından bahsetmek, bu başyapıta yapılacak en büyük haksızlık olurdu. Bu eser, kütüphanelerin çocuk bölümlerinde saklanan, ancak aslında yetişkinlerin o gri, ciddi ve rakamlarla dolu dünyasına indirilmiş naif bir darbedir. Bu yazı, ruhu yorulmuş yetişkinler için bir iyileşme pusulasıdır.
Yazarın Dünyası ve Edebi Üslup
Yazar Saint-Exupéry, bir pilotun gökyüzündeki yalnızlığını, bir filozofun derinliğiyle harmanlar. Kitabın dili o kadar sadedir ki, bu sadelik sizi savunmasız yakalar. Bu Küçük Prens incelemesi boyunca göreceğiniz üzere, eserde karmaşık cümleler yoktur; çünkü hakikat, süslü kelimelere ihtiyaç duymaz.
Yazarın trajik ve ilham verici hayatı hakkında daha fazla bilgi için Antoine de Saint-Exupéry Biyografisi sayfasını inceleyebilirsiniz. Onun hayatı, kitabı anlamanın anahtarıdır.
Sembollerin Derinliği: Gül ve Tilki
Kitabı sadece bir macera olarak okursanız, yüzeyde kalırsınız. Derin bir Küçük Prens incelemesi, bize karakterlerin sembolik anlamlarını gösterir. Yazar bizi, Küçük Prens’in gözünden kendi dünyamıza bakmaya davet eder. Bir kralın otorite tutkusunu veya bir iş adamının yıldızları sayıp kasasına kilitleme arzusunu okurken, aslında aynada kendimizi görürüz.
Kitap bize, modern dünyanın unuttuğu o kadim sırrı fısıldar: “Bağ kurmak.” Prens’in gezegeninde bıraktığı nazlı Gül, sevginin sorumluluk gerektirdiğini anlatır. Tilki ise bize “evcilleştirmenin” ne demek olduğunu öğretir. Bir çiçeği diğer milyonlarca çiçekten ayıran şeyin güzelliği değil, ona harcadığınız “emek” olduğunu hatırlatır.
Sonuç: Görünmeyeni Görmek
Peki, bu kitap neden tekrar tekrar okunmalı? Çünkü bizler, “büyüklere” özgü o tuhaf şekilcilik hastalığına yakalandık. Bu Küçük Prens incelemesi ile hatırlatmak isterim ki; kapağı kapattığınızda gökyüzüne bakıp yıldızların gülümseyip gülümsemediğini merak edeceksiniz.
Eğer kalbinizin üzerindeki o “ciddi yetişkin” tozunu silkelemek ve sayıların değil, duyguların hüküm sürdüğü bir evrene adım atmak istiyorsanız, Küçük Prens sizi bekliyor. Çünkü kitabın o ölümsüz cümlesinde dendiği gibi:
“İnsan ancak yüreğiyle baktığı zaman gerçeği görebilir. Asıl görülmesi gereken, gözle görülmez.”
Pingback: Verimli Okuma ve Gelişim | Tolstoy İncelemesi: İnsan Ne İle Yaşar?